Collyer kardeşlerinin 90'lı yıllarda yarattığı CM fenomeninin izinden gidip türün yaratıcısının açıklarını kapatma iddiasıyla onunla yarışa giren, bir anlamda "kafa tutan" cesur bir yapım Total Club Manager. PES serisiyle tanışınca gözümüzde değeri düşen FIFA'nın "seri üreticisi" EA'in Total Club Manager ile menajerlik dünyasına atılımı aslında başarılı sayılabilirdi, ancak Championship Manager gibi adeta "ben gerçeğim" diye bağıran bir yapımın karşısında hayli yetersiz kalıyordu. Fakat EA'in satış konusunda umduğunu bulması, bu oyunda da seri üretime geçmesine sebep oldu. Açıklarını kapamak adına her geçen sene daha da yenilenen Total Club Manager 2005, iki adet CM'nin piyasada boy ölçüşeceği devler arenasında bir kez daha şansını denemek üzere geri döndü.
İki adet CM diyorum, zira artık karşımızda isimleri farklı olsa da özü aynı olan 2 adet Championship Manager oyunu var. Türün yaratıcısı SI Games'in dağıtımcısı Eidos ile arasının bozulması sonucu SI Games, konsol devi Sega ile anlaşarak Football Manager isimli potansiyel klasiğinin çalışmalarına başladı ve 4 Kasım'da tüm Avrupa ve Türkiye'de satışa sunuldu. Eidos ise gubidik isimli İngiliz Beautiful Game Studios ile anlaşarak oyunu sıfırdan yapmak gibi bir çılgınlıkta bulundu, nitekim 2004 yılına da yetiştiremeyip oyunu 2005'e erteledi. Görmeden bir şey söylemek zor elbette, ancak bir yanda CM yaparak torun sahibi olmuş, diğer yanda CM oyunları oynayarak büyümüş ve sıfırdan CM yaratmaya kalkmış iki firma varken oynamadan dahi hangi oyunun ne kadar iyi olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.
İki tane büyük ağabey piyasada sessizce birbirlerini dürtüklerken diğer yandan ortaya çıkan Total Club Manager 2005 için öncelikle şunu söylemeliyim ki, serinin en kötü yapımını ortaya koymuş EA. Sonda söylemem gereken cümleyi başta sarf ettim, çok rahatladım, hiç pişman değilim. Artık incelemeye devam edebiliriz.
Total Club Manager serisine yabancı olanlar oyuna ilk girişte afallayacak, hatta belki bırakacaklardır; zira menüler ve ara yüz ilk bakışta o kadar karışık geliyor ki oynayanı afaganlar basıyor. Temel olarak aslında iyi düşünülmüş olsa da ekranın neredeyse tamamını dolduran 1 boyutlu yazılar, boyut değiştirip bir zombi formuna bürünerek üzerinize geliyor gibi hissedebiliyorsunuz oyuna başlarken. Bir kişisel, bir takımın taktiği ve formasyonuyla ilgili, bir de takımın diğer özellikleri ile ilgili 3 ana başlıktan oluşan menüler, genelden özele doğru sıralanan bir yapı içerisindeler. Alıştıktan sonra iyi hazırlanmış olmasına rağmen çok kullanışlı olmadığını düşündüğünüz menüler, kesinlikle oyunun puanından yiyen bir eksi.
Menajerlik dünyasına giriş
Oyuncularının bulunmasını ve yönetmek istediğiniz takımların yer aldığı ülkeleri seçerek başladığınız oyunun bir diğer eksisi de burada baş gösteriyor; çok zayıf database. Sadece seçtiğiniz ülkelerin liglerinde oynayan oyuncuları görebiliyorsunuz TCM'nin sisteminde. Ve bütün ligleri seçmeye kalktığınızda �eğer NASA bilgisayarlarından birine sahip değilseniz- sonuç felaket olacaktır. Karşılaştırma yapmak istemiyorum pek, ancak aklım CM'ye gidince ve Paraguay 2. liginde oynayan gelecek vaat eden bir oyuncuyu bulup getirebilmek varken, TCM'de tek lig seçince ve dünyanın en iyi liglerinden İtalya'da sadece 8 takım görünce, istemsiz olarak midem bulanageliyor. (?)
Lig seçiminin ardından çeşitli kişisel bilgilerinizi de girdikten sonra karşınıza çıkan sponsor seçimi, sizi TCM'nin belki de tek artısının ilk ayağı ile yüzleştiriyor; oyunun derinliği ve zeng.gifinliği. Sponsor firmanın (ki genelde bunlar Adidas, La Gazetta Dello Sport, RTL, Barclays gibi devler oluyor, bunun yanı sıra EA ve Total Club Manager da sponsor olabiliyor ve diğerlerinden daha fazla para veriyorlar.. enteresan) sabrını taşırmayacak şekilde pazarlık yapıp verebileceği maksimum miktarda el sıkıştığınız takdirde o sponsor size, sezon başında, şampiyonluğunuzda, ve daha pek çok kere para ödeyebiliyor. Hatta ve hatta sahanın ismi için sponsorun ismini kullanarak cebinizi bir miktar daha doldurabiliyorsunuz.
Sponsor olayını da hallettikten sonra takımınızın hangi unsurlarıyla ilgileneceğinizi belirlediğiniz bir başka yeni, fakat çok da gerekli olmayan bir bölüm çıkıyor karşınıza. Klüp menajeri, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan bir "menajerimsi", hatta klüp başkanı dahi olabileceğiniz bu bölümde takımın sahaya dizilişi, transferler, bütçe gibi çeşitli unsurlar ayrılmış, ve bunların hepsini seçebileceğiniz gibi başkan, klüp menajeri gibi seçeneklerden birini seçerek bunları, oyunun kendisinin seçmesini sağlayabiliyorsunuz, ki size tavsiyem katıksız menajerlik ve CM'msi bir oyun oynamak istiyorsanız, ayrıca bünyenizin de el vereceğine inanıyorsanız bu seçeneklerin her birini işaretlemeniz.
Menajerlik dünyasının içinde kaybolmayış (?)
Nihayet ilk adımı atmış bulunduğumuz menajerlik dünyasını ilk görüş, muhtemelen başınızı döndürecek, hatta afallatacaktır; zira yazının başında da bahsettiğim üzere ara yüz ürkütücü derecede karışık. Ekranın %90'ını kaplayan yazılardan sıkılanlar, 3 boyutlu odamıza girip yönetebildiğimiz "Home" bölümünü tercih edebilir, ancak burada, odamızdaki kahve makinesi takım çalışanlarına, fotokopi makinesi taraftarlara, kısacası her bir obje sizi ayrı diyarlara, kafasına göre götürdüğü için bunun da pek rağbet göreceğini sanmıyorum.
Menülerin komplikeliği takım ayarlarına girince kendini daha bir gösteriyor. Ancak önceden de dediğim gibi ilk korkuyu atlatıp bu menülerle yaşamayı öğrenebildikten sonra kendinizi oyunun akışına verdiğinizden karmaşık ara yüz, etkisiz �ama köstek olduğu kaçınılmaz- eleman olarak gelecek. Kendi kişisel menünüzden oyuncu bulma, tüm dünyadaki transfer listesindeki oyuncuların peşine düşme �ki bu bana kalırsa çok yararı dokunan bir özellik-, çeşitli istatistikler ve kariyerinizle ilgili, daha doğrusu takımdaki akıbetinizi tahmin edebileceğiniz bir kariyer menüsü bulunuyor. Taraftarların sizi görünce ayağa kalkıp şapka mı çıkarttıklarını, yoksa domates, muz ve bilumum leke yapan sebze-meyve kabukları fırlattıklarını görebileceğiniz bu kısımda aynı zamanda takım tarafından özel görevler alabiliyor, menajerlik seviyenizi yükseltebiliyor ve yükselmiş seviyenin getirdiği abarık puanla eşe dosta hava atabiliyorsunuz. Bu görevler ise genelde şu kadar gol at, şu kadar yenilmeden maç kazan şeklinde oluyor ancak seviye arttıkça başınızdan dökülen ter katsayısı arttığından yüksek skor yapmak o kadar da kolay değil.
Menajerliğin meyveleri
Takım ekranı ise oyunun diğer unsurlarına oranla biraz daha eli yüzü düzgün olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar çok gerekli olmasa da şut çekme mesafesi, top sürme, topla koşma, markaj, kısa-uzun paslar, penaltı, frikik ve köşe vuruşunu yapacak oyuncuları belirleyebiliyor olmanın yanında kaptanı belirleyebiliyor, oyuncuların ne kadar hızlı ve agresif oynayacaklarını dahi ayarlayabiliyorsunuz. Gel gelelim bütün bunları pratikten teoriye dökerken, bir başka deyişle maç esnasında takım üzerinizdeki kontrol sıfıra yakın olduğundan bir oyuncu, herhangi bir taraftarın söylediklerine ne derece uyuyorsa sizinkine de o kadar uyuyor.
Maçların bir diğer özelliği ise TCM oynayanların bildiği üzere 3D maç motoru. İlk oynayışınızda hayli görkemli ve gerçekçi gibi görünen bu 3D motor giderek göze batmaya, FIFA zamanla nasıl tekrar eder hale geliyorsa o duruma gelmeye başlıyor. Bir menajerlik oyunu için kesinlikle yanlış bir uygulama olan bu 3D motor olayında EA'in, atalarına bakıp feyz alması gerektiğini düşünüyorum. Hele ki bunun yanında menajerlik kavramını tutup çöpe fırlatan Football Fusion isminde bir unsur var ki hiç sormayın. FIFA 2005 sahibi olanlara iki oyunu birleştirip yönetmekte olduğunuz takımın maçını FIFA'dan oynamanıza olanak tanıyan bu unsur oyunun gerçekçiliğini köreltmekle kalmıyor, türünün de menajerlikten çıkmasına sebep oluyor. EA'i bu seferlik de affedip "bir daha olmasın" demekten başka bir çaremiz yok ne yazık ki; fakat bu 3D maç olayı Total Club Manager'ın kendi çizgisi dahilinde olduğundan değişmesi de çok zor gibi görünüyor.
Takım üzerindeki kontrolünüzün iyice azaldığı maç ekranında oyuncular, taktikleri de ayrı bir anlayışta, suyunu çıkaran bir anlayışta uyguluyorlar. Örneğin uzaktan şut çekebileceklerini söylediğiniz anda takım ekranında belirlediğiniz uzaklık mesafesi içerisine girdiği anda kaleye patlatan (çoğunlukla patlatamayan) oyuncular top yerine genelde sinirden biz menajerlerin kafasını patlatıyor; içerideki oyuncunun, 3 yaşındaki bir futbolcunun (futbolcu?) dahi gol atabileceği pozisyonda olup olmadığına bakmaksızın. Ayrıca sadece bende mi oldu bilemiyorum ama oynadığım hemen her maç bol gollü geçti, zira futbolcularınız gerçekte olduğu gibi çoğunlukla kaçırmak yerine çoğunlukla gole çeviriyor. Eh, bu bir menajer için iyi bir şey olabilir, fakat bahsettiğimiz oyuncular İngiliz 2. lig takımındaysa bu işte bir iş var demektir...
Ben menajere menajer demem, cebi şişkin olmadıkça !?
Maç ve takım ekranının ardından Total Club Manager'ın Championship Manager'dan ayrıldığı en büyük özelliği olan klüp ekranı, ayrıntıları dolayısıyla Total Club Manager'ın nadir ama büyük artılarından birisi. Takımınız için borç alabileceğiniz bu bölümde yüklü miktarda geri ödeme zorunluluğunuz da var, ancak bunu yıllara yayarak taksitleri düşürebilirsiniz. Aynı ekranda yastık altında duran parayı bankaya da yatırabiliyoruz �ki bu da kara günlerde karşımıza çıkacak iyi bir dost niteliği taşıyor. Takımın her türlü gelir-gideriyle ilgilendiğimiz bu ekonomik bölümde eğer bazı amaçlara ulaşmış, ve paraya da ihtiyacınız varsa takımınızın halka arzını gerçekleştirerek on milyonlarca dolar parayı kasanıza katmış oluyorsunuz.
Konuk ve kendi takımınızın biletleri, bölgeleri, her birinin nerelere oturacağını dahi seçebildiğiniz ayrıntı yumağı bu bölüm oyunda gerçekten hoşuma giden özelliklerden bir tanesi. Aynı ekranda stadyum ve stadyum çevresindeki tesisleri 3 boyutlu olarak görebiliyor, paraya kıyarak bunları geliştirebiliyorsunuz. Ve size tavsiyem odur ki hem paranız, hem de oyuncularınız yeterli ise buradaki her şeyi yenileyin, en önemlisi de stadyum kapasitesini artırın. Neu Camp benzeri bir stadyuma sahip bir takım, on binlerce taraftarın ateşiyle gaza gelecek ve çoğu takımı yüzü asık biçimde evine yollayacaktır.
Total Club Manager'ın en büyük fire veren kısmı ise "saçma" kelimesinin yetersiz kalacağı, gerçeklikten çok uzak transfer sistemi. Her şeyden önce 7 milyon dolarlık bir oyuncu için 20 milyon dolara kadar deyim yerindeyse "bayılabildiğiniz" Championship Manager'ın transfer düzenini unutun, TCM'de her şey o kadar basit ve kolay ki istekli bir oyuncuyu takımınıza katamamak çok zor. Her şeyden önce bir oyuncuya, değerinden yükseğini veremiyorsunuz oyunda. Değerinin yükseğini geçtim, değeri kadar bile tutmuyor bir oyuncuyu almak; örneğin ben Liverpool ile oynarken 7 milyon dolar değerindeki Nihat'ı 4 milyon dolara renklerime bağlamış ve neşe dolmuştum. Evet, aslında bu transfer sisteminin bir artı noktası da oynayanı neşe ile doldurması. Zaten EA de bunu bilerek yapmıştır canım, oynayanlar eğlensin, gülsün demişlerdir tabi, değil mi?
Yazının en başında bilerek bahsetmediğim takım seçmeden önce oyunun farklı modlarını seçerek Total Club Manager'dan alabileceğiniz kanaatkar zevki kısmen artırmak isteyebilirsiniz, ki bunun için "kariyer" bölümünü seçebilirsiniz. 2. ve 3. lig klüplerinden teklifleri değerlendirerek klübün amaçlarına ulaşır, finansal alanda da çuvallamazsanız gittikçe yükselen ve en sonunda 1. lig takımlarını yöneten bir menajeri oynayabiliyorsunuz �ki bunun verdiği haz, diğer modlarda alacağınız zevkten çok daha farklı. Kariyerin dışında yeni ve tamamen kendinize özgü bir klüp kurabileceğiniz oyunda bu klüple zaten kolay olan oyunu iyice basit bir şekilde, tabir yerindeyse "zevkine" oynayabiliyorsunuz. Çeşitlilik açısından güzel bir şey tabi böyle bir şeyin olması da.
Yazının başında söylediğim TCM'nin bir kez daha CM'ye çok ciddi rakip olmadığını tekrarlamak durumundayım. Güzel fikirler ve ayrıntıya gömülü bir oyun sisteminin ardında CM'nin katıksız gerçekçiliği yatıyor olsaydı geceler gündüzlerle bulamaç haline gelmeye, insanlar asosyalleşmeye, "gerçek dünya" arka plana itilmeye yüz tutacaktı; fakat bu haliyle TCM'nin CM karşısında tutunma şansı, FIFA'nın PES karşısındaki uzun ömürlülüğü kadar küçük. Dileriz EA, seri üretimden başka şeyler de düşünür ve bu hatalarından ders alarak bir dahaki sefere daha doyurucu bir tarif sunar önümüze de, tadından yemenin bir türlü nasip olmayacağı bir yapım çıkar ortaya...
http://rapidshare.com/files/74688513/ToClMa2005_YOMATA.part01.rar
http://rapidshare.com/files/74689260/ToClMa2005_YOMATA.part02.rar
http://rapidshare.com/files/74690035/ToClMa2005_YOMATA.part03.rar
http://rapidshare.com/files/74690713/ToClMa2005_YOMATA.part04.rar
http://rapidshare.com/files/74691450/ToClMa2005_YOMATA.part05.rar
http://rapidshare.com/files/74692157/ToClMa2005_YOMATA.part06.rar
http://rapidshare.com/files/74692999/ToClMa2005_YOMATA.part07.rar
http://rapidshare.com/files/74693789/ToClMa2005_YOMATA.part08.rar
http://rapidshare.com/files/74694465/ToClMa2005_YOMATA.part09.rar
http://rapidshare.com/files/74695103/ToClMa2005_YOMATA.part10.rar
http://rapidshare.com/files/74695730/ToClMa2005_YOMATA.part11.rar
http://rapidshare.com/files/74696423/ToClMa2005_YOMATA.part12.rar
http://rapidshare.com/files/74697140/ToClMa2005_YOMATA.part13.rar
http://rapidshare.com/files/74697467/ToClMa2005_YOMATA.part14.rar
http://rapidshare.com/files/74852751/ToClMa2005_YOMATA.part14.rar
Türkçe Yama:http://rapidshare.com/files/74882503/Total_Club_Manager_2005.rar